Banklardan birine otururken minik bir kız bakıyor dalgın olan gözlerime... Kıza ufak bi gülücük yolluyorum. Ama o da üzgünmüş meğer. Ağlıyor birden. Bir süre öylece bakışıyoruz. Yeşermiş gözlerinden siliyorum hüznü. ''Ağlama'' diyorum. ''Daha önünde yaşayacağın uzun bi ömür var küçük kız. Şimdi bi melek gibi tertemizsin. Sen büyüdükçe nefretin artar. Artmak zorunda Çevrende bu kadar kirli insan varken saf kalman mümkün mü?''
Belli ki kaybolmuştu. Gözlernden kuşku ve endişe okunuyordu. ''Sen de sev.'' dedim. ''Başarmak için çalış hep.'' Bu kıza söylediğim son sözlerdi. ''Beni hep hatırla küçük kız...'' Yanımdan yavaşça kalktı. Kırmızı balonu kendisiyle beraber hareket ediyor,annesine koşuyordu. Uyandığımda alnımdan terler akıyordu. Bu benim her ağladığımda gördüğüm bir rüyaydı. Küçük kız da bendim. BEN olan BEN de içimdeki sesimdi. Elbet bi gün bununla da yüzleşmem gerekecekti. Adım gibi biliyordum..Ama yine de ağlamaya devam ettim

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder